Serdengeçtilik Nedir?
Serden geçmek Türkçemizde bir deyimdir. Kişinin kendisini hayatta tutan başını, inandığı dava uğruna feda etmesi anlamına geldiği malumdur. Bu bakımdan serdengeçtilik, mevcut hayatımızı nasıl yaşayacağımıza ilişkin, bir ruh ve bilinç durumunu ifade eder. Diğer bir deyişle serdengeçtilik bir yaşam tarzıdır: Kendi bireysel çıkarlarını, milleti ve yüksek değerler uğruna feda eden diğergam bir insanın ahlaki tutumudur. İçine doğduğu hayatı maddeci ve çıkarcı hasis duygularla değil hayatlara hayat veren idealin adıdır. Milletlere yol gösteren ve onların ruhlarını şekillendiren ruh mimarları ve önderleri bu tür serdengeçtiler olarak tarihimizde yerlerini almış kahramanlardır.
Sedengeçti olmak, bir misyon sahibi olmak ve bu misyon uğruna gerekirse bütün olumsuzşartlara rağmen yolundan sapmama psikolojisidir. Serdengeçti yalnızca “kendinden ibaret” bir insan değildir. Bir millet yüksek ideallere sahip serdengeçtilerden yoksun ise bir cihan mefkuresinden söz edemeyeceği gibi başka milletler karşısında da kaybetmeye yükümlüdür.
İkinci Dünya Savaşı’nın sonunda ecdat yadigarı olan Balkanlar’da yaşayan binlerce Türk Yugoslavya Bulgaristan ve Yunanistan’da katliama uğradı. Rusya’daki Türkler ise değişik bahaneler ile sürgün ve soykırıma uğradılar. Türklüğün bu perişan hali günümüzde sosyal, siyasal ve iktisadî boyutlarda halen devam etmektedir. Tüm bu olumsuzluklarla mücadele edecek yeni bir insan zihin ve gönül insanına her günden daha muhtaç olduğumuzkuşkusuzdur.
Her milletin şahsiyeti kendi geçmişinde şekillenmiştir. Bu nedenle bizim tarihimiz bizim milli şahsiyetimiz ve kimliğimizdir diyebiliriz.
Bir milleti geleceğe taşıyacak olan yalnızca onun gençliğidir. Gençliğini milli duygularla yetiştiremeyen, milletler, başkalarına alet ve asker olmaktan kendinin kurtaramaz. İşte bu nedenle Türk Milleti aile ve eğitim politikalarında gençliğini “Serdengeçtilik İdeali” ne göre yeniden dizayn etmek mecburiyetindedir.
Gençlerimiz sadece savaş meydanlarında değil, sosyal hayatın her safhasında bu “değer duygusu” ile hareket etmelidir. Bulunduğu her konum ve durumda; örneğin bir şantiyede veyakışlada veyahut bir fabrika, hastane veya üniversitede mesleğini en ideal şekilde öğrenip icra ederken, bu faaliyetini bir kahramanlık duygusuyla yerine getirecektir. Kahramanmaraş, Hatay, Gaziantep, Osmaniye, Malatya, Adana, Diyarbakır, Şanlıurfa, Adıyaman ve Kilis’teki yaşanan depremlerde, depremzedeye uzanan ilk el işte bu Serdengeçti’nin elidir. Serdengeçtimilletin ikbal ve istikbali için bir ideal olarak yapması gerekenleri hiçbir yerden talimat almadan yerine getirme şuurudur.
Serdengeçti’lik; vatan ve millet uğruna yalnızca canını verme değil, tüm hayatını bu idealdoğrultusunda biçimlendirme bilincidir. Atsız’ın deyimiyle “Sızlasa da gönüller düşenlerin yasından, Koşar adım gitmeli onların arkasından; Kahramanlık, içerek acı ölüm tasından, İleriye atılmak ve sonra dönmemektir.” Diyerek, yüce idealimiz uğruna, tüm olumsuzluklarakarşı direnecek yeni ruhumuzun adıdır.
Doç. Dr. Servet AVŞAR

